Bu yazın başından beri o kadar çok Japon yazar romanı okudum ki, rüyalarım bile Japonca bu ara. Murakami'nin insanı atmosfer manyağı yapan şehene kitabı Zemberekkuşu'nun Güncesi gecikmeli de olsa tam otuzuncu gününün sonunda bitiyor.
Kütüphanemde okunmamış 200 civarı kitap beni beklemekte. Hangisini şeytsem acaba? Murakami'ye devam mı? Never let me go mu? Biraz Türk'e mi kaysam? Yoksa hayalini kurduğum Yunan mitolojisi kitabını mı araştırsam? Bir klasik mi ellesem? Nobel'li yazarlardan birine mi bulaşsam? Elif Şafak gerçekten intihal etmiş mi, ona mı baksam? Ne yapsam, ne yapsam? Çok kararsızım!

6 fikir sahibi var:
ehehe biraz muzır çağrışımlı olacak ama once you go japan you never go back baby :) debelenme, devam et murakami'ye. olmadı never let me go diyorum, çok güzeldir. elif şafak'ı boşver, zaman kaybı.
Aynen... En son Murakami okudum ben de, tatildeydim ve elimde Sahilde Kafka vardı :)) Şimdi ne okusam, hangi diziye dalsam diye dolanıyorum. Yavrular okula başlayınca büyük boşluğa düşülüyor :)))
Yunan Mitolojisi'ni Türkçe okumayı planlıyorsan bir klasik olan Şefik Can'ınki evde bir yerlerde var. Ha ama alternatif bir şey arıyorsan bilemem bak.
Bir de Mitoloji ve İkonografi var bende ama okuması pek keyifli değil; ders kitabı tadında.
beni sen bulaştırdın bu japon meredine neo'cuğum. değişik tatlar arıyorum :)
nurdan'cım, pandora'dan ekledim şefik can'ın kitabını. ne okuyacağımı bilemediğimden sordum. bi de okurken kanser etmesin istiyorum gibi bi şartım va.
kedim, düşelim o boşluğa. bıgdık :D
gerçi benim enik neredeyse birinci sınıfa başladığı zamanki kadar adaptasyon sorunu yaşıyor. branş derslerine girmek istemiyor vesaire. ben kaşar veli olmuşum ama, umursamıyorum artıkın :)
Yorum Gönder